1.Tasarımın insan üzerindeki etkileri nelerdir?

Tasarım, sosyal bilimler ile çok yakın ilişkide olunması gereken bir süreçtir. Tasarım süreci insan faktörü dikkate alınmadan hiçbir şekilde tamamlanamaz. Tasarım o kadar güçlü bir olgudur ki, tasarım yapılan mekandan faydalanacak, o mekanda bulunacak insanların davranışlarını doğrudan etkiler. Bu etki kamusal alanlarda kendisini daha fazla hissettirir. Tasarımın bileşenlerinde bu sosyolojik olguyu dikkate almak tasarımın niteliğini ve başarısını çok yakından etkiler.

2.Projeye başlanmadan önce bölgedeki insanların davranışları, yaşam tarzları, istekleri nasıl ve ne kadar gözlemleniyor?

Tasarım eylemi başlamadan önce, tasarım yapılan çevrenin fiziki koşullarının yanında, o bölgede yaşayan insanların sosyokültürel ve sosyoekonomik değerlerinden her biri ayrı ayrı önemli bir ölçüt olarak tasarıma girdi sağlamak durumundadır. Özellikle tasarlanan mekanı, o mekandan yararlanacak insanların benimsemesi, kabul etmesi, güçlü bir mekan olarak
kullanması o mekana olan bağlılıklarıyla da çok yakından ilişkilidir. Bu nedenle mekan tasarımında, özellikle de kamusal alan tasarımlarında, o mekanı ve o bölgeyi kullanacak olan halkın gelenekleri, görenekleri, kültürleri, geçmişten gelen değerleri ve mekanı kullanım kriterleri dikkate alınması gereken önemli unsurlardır.

3.Bir yeri tasarlarken o bölgeyi ve insanları ne yönde ve nasıl etkilemek istediğinizi ne gibi kriterlere göre karar veriyorsunuz?

İnsanları tasarım yoluyla etkilemek, binlerce yıldır süregelen bir olgudur. Bu aynı zamanda psikolojik bir olgudur. Tasarıma başlamadan önce o mekanın ne şekilde ve nasıl kullanılması gerektiği ile ilgili bir takım tespitlerimiz ve öngörülerimiz olmaktadır. Aslında bu öngörüler o mekanı kullanacak olan insanların davranışlarını da doğrudan etkiler. Siz aslında insanların hareketlerini, o mekanı kullanmaya yönelik davranışlarının nasıl olması gerektiğini bizzat kendi oluşturmuş olduğunuz çizgilerle, tasarımlarla yönlendirmiş olursunuz. Burada önemli olan insanları mekana yabancılaştırmamaktır. Mekanı kolay algılamak veya mekanın içinde daha rahat ve konforlu olmak için insanların gösterdiği tepkiler, davranışlar tasarımın da insanları nasıl etkilemesi gerektiğiyle ilgili bir takım ipuçlarını bize verir.

4.Vermek istediğiniz etkiyi bir bütün olarak yaratmak için farklı disiplinlerle nasıl koordine oluyorsunuz?

Mekansal tasarımda artık hiçbir meslek disiplini tek başına mekanı bir bütün olarak tasarlama yetisine sahip değildir. Özellikle gelişen dünyada problemler de çoğalmıştır. Bu problemlerin çözümünde farklı meslek disiplinlerinden yardım almak, çoğu zaman da bazı meslek disiplinleriyle ortak üretmek tasarımın başarısı, mekanın başarısı, mekanı kullanacak insanların mutluluğu ve mekanın sürdürebilirliği açısından da oldukça önemlidir. Bu nedenle biz tasarımlarımızda her zaman farklı meslek disiplinlerinden insanlarla beraber çalışmayı prensip edinmişizdir.

5.Yakın zamanda yaptığınız projelerden biri olan Taksim Meydanı’nı tasarlarken ne gibi gözlemlerde bulundunuz ve neleri dikkate aldınız?

Taksim Meydanı, sadece İstanbul’un değil, dünyanın en önemli meydanlarından biridir. Kentsel bellekte oldukça önemli kentsel bir mekandır. Böyle bir mekanda söz sahibi olabilmek, bu mekanı tasarlayabilmek için önce o mekanın geçmişini, mekanın hafızasını ve İstanbul’da yaşayanlarla beraber İstanbul’u ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin bu mekandaki deneyimlerini ve algılarını çok iyi analiz etmek gerektiğini düşünüyorum. Tüm bu algılar ve İstanbul’un tarihten gelen izlerini sürmek, bu tarihi izi sürerken aynı zamanda çağdaş dünyaya ayak uyduran bir meydan tasarlayabilmek adına farklı kriterlerden yararlandık. Bu kriterler sosyolojik, fiziksel, tarihi ve ekolojik kriterlerden oluşmaktadır.

6.Bu yeni tasarım insanları ve günlük hayatı nasıl etkileyecek?

Taksim Meydanının yeni tasarımı, iddiasını aslında minimum müdahalelerden almaktadır. Burada biz yepyeni ve bambaşka bir şey yapmaktan çok İstanbul halkının alışagelmiş günlük yaşam ritüellerini dikkate almaya çalıştık. İstanbul halkının veya bu mekanı kullanan yerli veya yabancı turistlerin geçmişten bu güne olan hareketlerini, mevcut ulaşım sistemini, ulaşım sistemi ile beraber yaya hareketlerinin nasıl olduğuna dair ipuçlarının hepsini dikkate alarak tasarım yaptık. Bu nedenle Taksim Meydanı yeni haliyle insanları çoğu zaman şaşırtacak ama hiçbir zaman mekandan koparmayacaktır çünkü Taksim Meydanı izlerini Prost planından almaktadır. Prost planından bu güne kadar geçen süreçte Taksim Meydanı benzer nitelikte ve benzer kriterlerde gerek taşıt gerek yayalar tarafından kullanılmışken, bugün sadece yayalar tarafından kullanılmaktadır. Ancak bu yaya hareketi insanları mekana hiçbir zaman yabancılaştırmayacak, yine insanların hafızasındaki İstanbul’u yaşatacaktır.